Nasıl hissettirdi bu cümle? Evet, artık geri sayım tüm hızı ile ilerlemekte, kum saatinin ayarlanan zamanı vakti göstermekte. Ne dersiniz: HAZIR MIYIZ!!!???
Bazılarınızdan “EVET”lerini duyarken bazıları “hayır” diyor, biraz daha zaman… Biraz daha zaman diyenlere sözüm; o zaman da dolmayacak mı? O verilen zamanda bitmeyecek mi? O halde ertelemek istenilen gerçekten sınav mı? Yoksa başka bir şey bir duygu mu?
KORKU, KAYGI, STRES gibi bir çok duygu ile şu sıralar baş etmek ve başarıyı yakalamak için can havli ile çalışan büyük bir genç kitle var ve sınava ÜÇ kaldı. Gençlerimizin, yaşamlarına, geleceklerine, eğitim hayatlarına yön verecekleri bir zaman dilimi: SINAV… Bu düşünceler her ne kadar heyecan verici gibi dursa da adı sınav olunca şöyle bir tepeden tırnağa- sınava girmeyecek olanları bile- titreten bir kelime sanki; SINAV…
Sevgili gençler; bu yazımda tam da buna değinmek istiyorum, şöyle büyük büyük bir pencereden bakıyor olsak, aslında yaşanılan her bir şey SINAV değil mi? Günün sonunda kazanç, kayıp varsa, o her ne ise yaşanılan “sınav” olmaz mı?
Örneğin çok güçlü bir şirketin yöneticilerindendiniz, şirket bir denetimden geçip bir rapor alınacak. Bu bir SINAV değil mi? Ya da gün içerisinde yaşadığınız iletişim, iş, aile, kariyer ile ilgili ne kadar çok sınav sorusu çözüyorsunuz hiç fark ettik mi? Ayrıca bu sınavdan sonra üniversiteyi kazandıktan sonraki sınavlar SINAVLAR SINAVLAR …

SEVGİLİ GENÇLER; işte tam da bu sebepten derim ki sınava ÜÇ kala . “Evet bu bir sınav yap ve çık!” hemen seslerin yükseldiğini duyar gibi oldum: “Oooo hocam o kadar basit mi?” Evet, o kadar basit! Niye mi? Şu ana kadar yapabileceklerinin en iyisini yapmak için hazırlandın, önünde engel olabilecek tek kişi sensin…
Heyecan, kaygı, korku her ne ise adı seni dibe çekmemeli, tek yapacağın; o sınava girmek ve rahatlık huzur içinde soruları çözmek ve “İŞTE BU” demek. Bu kadar basit mi? Evet bu kadar basit, nereden mi biliyorum? Tecrübeden. Hem kendi deneyimlemelerim, kendi çocuklarım hem de öğrencilerimden…. Ancak “BU NASIL MÜMKÜN OLABİLİR!” dersek; SİMÜLASYON VE SINAV YÖNETİM TEKNİĞİ ile….
Sevgili genç arkadaşım, pek çok başarılı insan defalarca defalarca ama defalarca başarıyı zihinlerinde yaşarlar! Öyle yaşarlar ki artık tüm bedenleri ile onun gerçek olduğuna inanır davranışlarını da tamamen o başarıya göre yaparlar, bilinçaltımız bir çocuk gibidir. Ne söylersen ona inanır, bir de ona yaşatırsan ki biz buna SİMÜLASYON diyoruz ya da koşulsuz inanır… SINAVA 3 KALA NE DERSİN HER GÜN ZİHİNDE SINAV SİMÜLASYONUNA VAR MISIN?
NASIL MI YAPACAKSIN; DERİN DERİN KARIN BÖLGENDEN ÜÇ NEFES AL VE YAVAŞÇA GÖZLERİNİ KAPA (İSTER UZAN İSTER OTUR)VE ÖNCE SINAV YAPILACAK BİNAYA GİR, SINAV YERİNİ BUL, OTUR, SINAVA BAŞLA VE BÜTÜN SORULARI SAKİN, RAHAT VE TAM OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ ÇÖZ. SINAVI TAMAMLA VE SINAVDAN ÇIK… BU ARADA TÜM SORULARI KOLAYLIKLA YAPABİLDİĞİNİ, SÜRENİN YETERLİ OLDUĞUNU DA KEYİFLE HİSSET…
Nasıl iyi geldi mi? Bunu sınav sabahına kadar bolca tekrarla.
Sınava ÜÇ KALA; ikinci uygulama ise; KENDİNİ BİR TAKIM ANTRENÖRÜ GİBİ DÜŞÜN… Varsayalım ki HAFTA SONU, sınav değil de, sevdiğin bir spor dalının (basketbol/futbol/voleybol )maçı var ve final maçı ve senin takımın ŞAMPİYON olacak maçı, nasıl yönetirsin?
Sınavda kendini bir ANTRENÖR gibi hisset ve maçı zaman – performans açısından en güzel şekli ile yönet, FİNAL MAÇINDA KUPAYI AL: NE DERSİN ?
BU İKİ UYGULAMA SENİ BAŞARIYA TAŞIYACAK, NEREDEN Mİ BİLİYORUM BAŞARILI İNSANLARIN BAŞARI HİKAYELERİNDE BUNLARDAN BOLCA VAR… SEN DE BU HİKAYELERDEN BİRİNİ YAZABİLİRSİN…
EĞER SON GÜNLERDE BU NOKTADA DESTEK İSTERSEN BİLMENİ İSTERİM; “HADE KOÇLUK” HEP YANINDA …
HAYDİ O ZAMAN VAR MISIN ŞAMPİYON…..????
